Dünya AIDS Günü: 1 Aralık



1 Aralık, 1988 yılından bu yana Dünya AIDS Günü olarak kutlanıyor. Günün amacı ise hem insanları söz konusu hastalığın tehdit ve sonuçlarına yönelik uyarmak hem de HIV virüsüyle yaşamak zorunda olan insanların yaşamlarını bir nebze olsun iyileştirmek yönünde insanlara esin verebilmek.

Kırmızı kurdele ise 1991 yılından günümüze hareketin simgesi. Biz de AvamKamarası ekibi olarak HIV virüsü, AIDS hastalığı ve mağdurlarına yönelik tüm damgalama, önyargı ve ayrımcılık hareketlerine karşı olduğumuzun altını çizmek istedik.

AIDS ve HIV'ye ilişkin daha fazla bilgi için AIDS ve HIV ve çarpıcı istatiskler içeren World AIDS Day adreslerine uğrayabilirsiniz.


Support World AIDS Day

Hayvanlarda protez uygulaması


Fotoğrafta gördüğünüz kaplumbağanın adı Tonka’ymış.

Sol bacağı bir köpek tarafından ısırıldığı için hareket yeteneğini kaybeden kaplumbağanın yardımına Peninsula Humane Society çalışanları koşmuş ve sizin de fotoğrafta gördüğünüz gibi oyuncak bir kamyonun yürür aksamını Tonka’ya iliştirmişler.

Tonka, hem – eskisi gibi olmasa da – hareket yeteneğini yeniden kazanmış hem de sonraki günlerde bir gazetede fotoğrafının yayınlanması üzerine sıcak bir yuva sahibi olmuş.

Hayvanlarda protez uygulamasının başka örnekleri için: oddee.com

Realage'den Cildinizi Koruma Yolları


Descartes ruh (zihin) - beden ayrımı yaparken nelere sebep olabileceğini düşünmedi tabi. 2000'li yıllara gelindiğinde, yaşlanmamak için yapmamız gerekenlerin ruhumuz (nefesimiz) aracılığıyla anlatılacağını ve bu yıllarda ruhun bedene etkisinin neler olabileceğini de düşünmedi. Neyse ki Realage doktorlarından Amy Wechsler, ruh(!) beden ilişkisinin cilde etkilerini ve olumsuz etkilerden korunmanın yollarını yine Realage üzerinden anlatıyor bizlere. Nefes egzersizlerinden, iyiye odaklanmaya ve iyi bir uykuya kadar herşeyiyle…

Aşırı şişmanlık, dopamin ve zevk ilişkisi …


Aşırı şişmanlıktan ya da yemeği fazla kaçırmaktan şikayetçiyseniz, yemek yerken mümkün olduğunca zevk almaya bakın.

Peki ama neden ve nasıl? Nasılı size kalmış; ama nedeni şöyle:

Amerikalı bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre yemek yemek, dopamin üretimini tetikliyormuş … üretilen dopamin de beyindeki dopamin alıcılarını ya da zevk alma merkezlerini harekete geçirerek zevk almamızı sağlıyormuş …

Şimdi aşırı şişmanlığa neden olabilecek aşırı yemenin nedeni beyindeki dopamin alıcılarının az sayıda olması; dolayısıyla kişinin, zevk alma eksiğini gidermek için daha çok yemeğe yöneliyor olması olabilirmiş …

Araştırmada ulaşılan sonuç, beyindeki zevk alma merkezlerinin yeterince harekete geçmediği yönünde …

Bu noktada sorun, beynimdeki dopamin alıcılarının sayıca azlığı mı; yoksa bedenimin yeterince dopamin salgılayamıyor olması mı?

Benim araştırma sonucundan çıkardığım sonuç, birinci sorunun daha olası olduğuna işaret ediyor, e.d. beynimdeki dopamin alıcılarının sayıca azlığına …

Bu durumda, beynimdeki dopamin alıcılarını arttırmam olanaklı mı; olanaklıysa nasıl? Olanaklıysa eğer, beynimdeki zevk merkezlerini arttırarak, aynı miktar uyaranla daha çok zevk alabilmem de olanaklı duruma gelir.

Eğer ikincisiyse, bedenime daha çok dopamin salgılatmam gerekli ki bunu da başarabilmem için daha çok uyarana gereksinimim olur ki bu da beni sıkıntıya sokar.

Şimdi aşırı şişmanlıktan şikayetçi olanlar, yukarıdaki olası sorunlardan dolayı, daha fazla yemek yiyerek soruna çözüm bulmaya çalışıyorlarsa, bu onların daha çok zevk almasını ya da zevk dengelerini kurmalarını sağlayabilir; ama aynı zamanda aşırı şişmanlık şikayetlerinin devam etmesine de neden olacaktır.

Dolayısıyla yemek yerken kendilerine zevk veren başka etkinliklerde de bulunmaları (tv izlemek, müzik dinlemek, sohbet etmek vb.), zevk almak için daha fazla yemelerinin önüne geçebilir.

Mesele dopaminle beyni doyurmaksa bunun tek yolu (daha fazla) yemek yemek değil.

Fotoğraf: BBC üzerinden ...

Prof. Dr. Ahmet Maranki: Kozmik Bilim ve Yaşam Enerjisi Uzmanı

Ahmet Maranki, kadın programlarının bu ara dillerine pelesenk ettikleri bir “zat-ı şahane”. Doğal yollarla gençleşmeyi, kozmik beden temizliğini, ayın çekimleri ve gezegen hareketlerinin beden üzerindeki negatif etkilerinden kurtulmanın yollarını anlatıyor. Karaciğerin, safra kesesinin temizlenmesinden tutunda, saç dökülmesine kadar her şeyin doğal yollarla çözümü var onda…


Sitesi, Türk kullanıcıları tarafından en çok “hit” alanlardan biriymiş… Bu arada 08 Kasım-15 Kasım arası bedenimizi mutlaka temizlemeliymişiz (pancar, elma, havuç vb suları ile) keza ayın med-cezir’i bizi fena etkileyebilirmiş…

Meraklısına diyorum…

Hatırlatma: 'Real Age'niz hala aynı mı?


Prof. Dr. Mehmet Öz’ü bilmeyen kalmamıştır artık. Türkiye'de yaşlanma geciktirici doğal yollar ve sağlıklı beslenme deyince onun ismi zikredilir. Daha genç hissetmenin sırrı ondadır bir bakıma. Sırlarını paylaştığı site aracılığıyla, gerçek yaşınızın ne olduğunu 'Real Age' testi ile öğrenebilirsiniz. 18’lik çıtırların, 40 yaşında çıkması olasıdır. Ara ara 'Real Age'nizi kontrol edin derim. Bir ay genç, bir ay yaşını almış biri olabilirsiniz. Zihin-beden ayrımıdır bu, hiç belli olmaz.

'Real Age' eski bir oluşum ancak gerçek yaşınızın dinamizmi sizde.

'Real Age’niz ise burada.