Pelin Batu’nun Yeni Açılımı: Rozi Ultra Reklamı


Efendim, değerli sanatçımız Pelin Batu, paletine yeni bir renk daha eklemiş: Reklam oyunculuğu. Rozi Ultra reklamında arz-ı endam eden güzel sanatçı, eski pedini terk edip, emici tanecikleriyle ondan % 40 daha fazla sıvı emen, uzun süreli ve üstün koruma sağlayan Rozi Ultra’yı seçerek yepyeni açılımlara imza atan bir ressamı canlandırıyor. Canlandırıyor canlandırmasına da vurgu ve tonlamasıyla – yine – can yakıyor.

Ya dublaj yapsanız ölür müydünüz? Sayın Batu’nun sui generis dili Türkçe’ye dönmüyor işte. “Sui generis de ne şimdi?” diyenler için Latince bir deyiştir kendisi, “nevi şahsına münhasır” manasına. Bilerek Latincesini kullandım; çünkü Türkçesi eğreti dururdu Pelin Batu için. Latincesi ona daha yakışır.

Bu arada reklam metini de seslendirilmesi kolay bir metin değil hani: En başında, kendi kendinize “Rozi Ultra?” diye sorarken çuvallıyorsunuz zaten. Sonra yanıtları sıralıyorsunuz: Rahatlık, huzur, mükemmel uyum, güzel bir gün vb.

Rozi Ultra’yı bilemem; ama reklamını pek beğenmedim. Pelin Batu yine olsaydı; ama daha iyi bir metin ve kesinlikle dublajla. O zaman daha uzun süreli ve üstün bir reklam olurdu, reklamını yaptığı Rozi Ultra’nın uzun süreli ve üstün koruma sağlayan ürünü gibi.

Merak edenler veya bir kez daha izlemek isteyenler, Pelin Batu’nun reklamının yanında Çağla Kubat ve Melisa Sözen’in de rol aldığı Rozi Ultra reklamlarını buradan izleyebilirler.

Rozi: Durma yaşa!

Fotoğraf, galeri.milliyet.com.tr üzerinden …

Ekşi Sözlükçülerin Pelin Batu Yorumları


Eski büyükelçi İnal Batu’nun kızı olması sebebiyle, Pelin Batu, akranlarından, tvdaşlarından daha popüler biridir. Boğaziçi Üniversitesi görmüşlüğü, akademik yola baş koymuşluğu(!) sinema, edebiyat vb el atmadığı bir hayat açılımı kalmadığından, çok duyarız adını bu şahsın. Bu şahsı blog konusu yapmamın sebebi NTV’de yayınlanan Orada Neler Oluyor programına katılıp, ruh çağırma deneyimlerini anlatması (dahası kişisel olarak kendisinen duyduğum rahatsızlık, yani nerde saçmaladığı bir şey olsa, konuşasım geliyor) Ulu Önder Atatürk’ün ve Mozart’ın ruhunu çağırmış, Atatürk’ün cevapları çok komikmiş. Mozart’ın ruhu ise çok kırılganmış. Neyse bu şahsın bahsi geçince, anadilinde (Türkçe) kurmaya çalıştığı cümleler aklıma geldi… Öyle bir etkilendim ki, Fransızca, İngilizce eklentiler yazmak istedim cümlelerime… Ekşi sözlükçüler onun Türkçe’si için Pelin Batu aksanı isimli bir başlık açmışlar. Katılıyorum efendim birçok yoruma:

" peltekligi, yuvarlaya yuvarlaya agzindan cikaramadigi kelimeleri ile olusan bu aksan, yeni cikan siir kitabi** ile yeni bir boyuta tasinmistir. genel olarak artik pelin batu turkcesi/pelin batu'nun dil sorunu olarak ele alinabilecek durum karsisinda kendisi "simdi turkce bilmek vardi" diye dovunup duruyor olabilir... "

Hoş bir kadın, hakkını yemeyelim diye fotoğrafıyla taçlandırdım blogumuzu…

Emrah R&B Tarzında Albüm Çıkartmak İçin Vücut Kıllarını Aldırmış

Türk pop ve arabesk müziğinin efsanelerinden biri haline gelmiş, çok önemli bir sanatçı Emrah, tartışmaya hiç gerek yok bunu. Eminim R&B tarzında da kalitesini ortaya koyup çok değerli bir albüm çıkartacaktır ortaya ve hepimizin kulakları bayram edecektir. Sonuçta türk pop müziğine hepimiz alıştık değil mi artık? İlk başlarda ki o yırtıcı deneyselliğini kaybetti artık.

Peki ya Emrah'ın vücut kıllarının akibeti ne olacak? Emrah vücudundaki kıllardan kurtulunca kendisini iyi hissediyorsa Türk halkı Emrah'ı yine bağrına basar mı? R&B müzik yapmak için illa ki vücut kıllarından kurtulmak gerekir mi? Emrah'ın gerçekten yeni bir imajı olması için en başta kaşlarını aldırması gerekmez mi? Emrah vücut kıllarını aldırınca aynı anda Emral'ın da vücut kılları yok olur mu? Hepsi kafamın içinde dönüp duran ve soğuk terler döktüren sorular bunlar.

Emrah'a "NEDEN EMRAH NEDEN ALLAHIM LÜTFEN NEDEN NEDEN?!" diye sorulduğunda: "Spor yapan birisiyim, kendimi severim. O yüzden de görüntüye çok önem veririm. Ben o tüyler olmadığı zaman kendimi daha iyi hissediyorum. Yaz geldi, güneşleniyorsun... O yüzden kendimi nasıl rahat hissediyorsam o şekilde olmak istedim." diye cevap vermiş. Gördüğünüz gibi şaşırtıcı bir şekilde tüysüz kolları.


Peki bundan sonra bizi ne bekliyor? Neler bekliyor Türk Popunu ve Emrah'ı? Sonuçta ortada göz ardı edilemeyecek bir gerçek var.

Emrah vücut kıllarını aldırmış ve R&B tarzında bir albüm yapıyor.

Superonline Müzik üzerinden

Emre Aydın MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde Bir Numara Oldu


İngiltere Liverpool'da düzenlenen 15. MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde Emre Aydın Avrupa'nın En İyi Sanatçısı ödülünü aldı.

Bir müzik kanalından başka herşey olan ve YouTube gibi internet video servisleri yüzünden yavaş yavaş yokoluşa giden MTV'nin müzik ile ilgili verdiği herhangi bir ödülü ciddiye ne kadar alırsınız bilmiyorum (HİÇ!). Yani En İyi Albüm ödülünü Britney Spears aldı Blackout ile, tamam berbat bir albüm değil ama En İyi olmadığı da Madonna'nın kollarındaki damarlar kadar ortada.

Eğer En İyi Reality Show dalında ödül verselerdi işte o zaman heyecanla beklerdim sonuçları. The Hills gerçekten acayip yaaa! Ve Kırmızı Halı röportajlarını Perez Hilton yapmış. Bu adam John Mayer'la öpüşmüş bir zamanlar, haberiniz var mıydı?

Tebrikler Emre Aydın! Yolun açık olsun Emre Aydın! Dünya Starımız Tarkan olmasın artık lütfen yalvarıyorum Emre Aydın!

MTV Avrupa Müzik Ödüllerinde Ödül kazanan herkesi buradan görebilirsiniz.

Reblog this post [with Zemanta]

(Post)Modern Yaprak Dökümü’nün Ferhunde’si: Deniz Çakır


1982 yılında Ankara’da doğan Deniz Çakır, lise eğitimini tamamladıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı tiyatro bölümüne girmiş ve 2004 yılında konservaturdan mezun olup, İstanbul’a gelişiyle “olaylar gelişmiş”. Bu yazının amacı, kendisiyle ilgili bilgiler vermekten öte web sitesini duyurmak. Çok beğendim ben siteyi. Site sizi aralarında Edith Piaf, Diana Krall, Ezginin Günlüğü gibi şahanelerin güzel parçalarıyla karşılıyor. Deniz Çakır’ın fotoğrafları (şarap tadında, sütlü kahve tadında, çikolata (çukulata yazmış onlar) tadında başlıklarıyla) birbirinden güzel. Fotoğraflar yüklenirken biraz zaman alıyor, sabırlıysanız bir göz atın derim. Bazı kısımlar yapım aşamasında ama yine de hoş bir site olmuş.

Sibel Can Bülent Ersoy'a Miami'den Tanga Getirmiş


Bir ara şu aşağıdaki görüntülere bakıp duruyorduk. Ne kadar masumduk, ne kadar güzel günlerdi.


Şimdi ise aynı tanganın Bülent Ersoyda da var olduğunu öğrenmek, bütün bu yazının belki de aslında sırf şu yukarıdaki fotoğrafı bloga koymak için bir bahane olması, gözyaşları gözyaşları



Bir de bu haberin başlığı ve içeriği arasında ki bağlantıyı çözemedim. Yukarıda Miami'den tanga diyo, aşağıda Pop Starda tekbir getirdi. Alttan alta bir gönderme mi, bir eleştiri mi, yoksa düpedüz gerizekalılık mı? Haber bu işte.