Öküz İle Kömüş: ODTÜ'den İki Genç Karikatürist



Öküz bilgisayar mühendisliğide, Kömüş ise makinacı... Bu iki genç arkadaşın blogları öküzilekömüş. Mizahın olmazsa olmazlarından olan karikatür ile uğraşan bu arkadaşların çizimleri öyle haftalık mizah dergilerindeki karikatürlere pek benzemiyor bence. Daha bir sergi havasında sanki blog. Ne dediğimi ziyaret ettiğinizde anlayacaksınız.

Playboy: Orta Sayfa Fotoğrafları ve İstatistikleri


İlk orta sayfa konuğu Marilyn Monroe olan ve 1953 yılı Aralık ayında ilk sayısı yayınlanan ünü tartışılmaz Playboy dergisinin 1953’ten günümüze tüm sayılarında yer alan orta-sayfa (centerfold) fotoğrafları Playboy: Posters, La collection complète adı altında 750 sayfalık ve ağırlığı 2.6 kg olan bir kitapta toplanmış. İlgilenenler için Ekim 2008’de yayınlanan kitabın Amazon Fransa’daki fiyatı 46.55 Euro. İngilizce basımı ise Amerika’da Kasım 2007’de yayınlanmıştı, Amazon fiyatı ise 200 dolar. Aradaki fiyat farkı, Amerika basımı için hazırlanmış kitabı taşıyabileceğiniz deri bir çantadan kaynaklanıyor olabilir.

Bu yazının asıl yazılış nedeniyse Le Monde için fotoğraf ve kitap bloglayan Rémi Coignet’in 24 Ekim 2008’de Fransa basımı için kaleme aldığı eleştiri yazısı. Kitapla aynı adı taşıyan yazıda Coignet, 1953’ten günümüze tüm sayılarında yer alan orta-sayfa içeriklerine ilişkin ilginç sayısal değerler vermiş.

Söz konusu sayısal değerlerle devam etmeden önce, İngilizce karşılığı ‘centerfold’ olan ‘orta sayfa’ sözcüğüne değinelim. Playboy’un yaratıcısı Hugh Hefner’in ortaya attığı söylenen sözcük, bir derginin orta sayfasında yer alan ve tek parçadan oluşan resim/fotoğraf anlamına geliyor.

Coignet’in paylaştığı verilere göre bu orta sayfa fotoğraflarında

63 kez kanepe, 55 kez yatak, 20 kez kapı, pencere ya da perde, 15 kez şömine, 14 kez havuz, 13 kez motosiklet ya da araba, 13 kez merdiven kullanılmış.

Fotoğrafların 46’sı doğada, 28’i ise banyoda çekilmiş.

26 fotoğrafta, fotoğraflanan kadınlar sporla ilişkilendirilmiş.

Fotoğraflanan kadınların yalnızca 9’u siyahiymiş.

Art History Newsletter üzerinden …



Gastronomica: Yemek ve Kültür Dergisi




Fransızcada ‘gastronomie’, İngilizcede ‘gastronomy’ ya da dilimizdeki yazılışıyla ‘gastronomi’ sözcüğü, (iyi/güzel) yeme(k) sanatı veya bilimi anlamına geliyor. Kökeniyse, birçok sözcük de olduğu gibi, Yunancaya dek uzanıyor. Yunancadaki haliyle ‘gastronomia’ sözcüğü, ‘karın’ anlamına gelen ‘gaster’ sözcüğü ile ‘yasa’ anlamına gelen ‘nomos’ sözcüğünün birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir sözcük.

Diğer yandan aynı sözcük, e.d. ‘gastronomia’, yemek üzerine yazılmış ilk eserlerden birinin de adı; ne ki söz konusu eser, M.Ö. 5. yüzyılda Yunan şair Archestratus tarafından yazılmış.

Etkileyici bulduğum kapaklarıyla konumuz olan ‘Gastronomica’ ise bir yemek ve kültür dergisi. 2001 yılında yayın yaşamına başlayan ve üç ayda bir yayınlanan dergide, yemeklere ilişkin bilgimizin artmasıyla, onlardan alacağımız hazzın da artacağı düşüncesine paralel olarak, yemeklerin farklı kültür ve toplumların tanınması ve anlaşılmasında önemli bir bilgi kaynağı olduğu düşüncesi temel alınmış.

İşte ‘Gastronomica’ dergisinin diğer kapakları …

Milli Piyango Bilet Müzesi: Ya Çıkarsa


Her yılbaşı binbir umutla aldığımız o naif kağıt parçacıkları. Tam alırsam çok çeyreğe çıksa beni kurtarmaz en iyisi yarım olsun bizim olsun diyerek biletçi amcanın asabi bakışları eşliğinde kararsızca seyrettiğimiz o büyülü biletler. Çekiliş sabahı elimizde milyon tane rakamın bulunduğu gazete, heyecanla hayatımızın değişeceği o anı kovalamamız ve bir amortinin insan hayatındaki en mutlu anlardan biri olduğunu kavrayışımız. Milli piyango idaresinin çekilişlerde kullandığı tüm biletler artık e-müze olarak Milli Piyango'nun resmi sitesinde. Aldığınız ilk bileti hatırlayabilecek misiniz bakalım?

Mitolojik Yunan Tanrıları Soy Ağacı: Zeus Kimin Babası?



Herakles, Hermes, Truvalı Helen, Tantalus, Sapedon... Saymakla bitmiyor Zeus'un çocukları. Yunan mitolojisi üzerine bir kitap okumaya kalkarsanız ve sabredip o kitabı bitirmeyi başarırsanız, ilk vereceğiniz tepkilerden biri " eee tamam da kim, kiminle, nerde, nasıl ben anlamadım ki" şeklinde olursa yunan tanrıların soy ağacına bir göz atın. İnteraktif olması bakımından hem kolay hem eğlenceli hem de öğretici bir çalışma olarak sizlerin beğenisine sunuyorum.
Reblog this post [with Zemanta]

Muğlak Ütilitarizm : Hayat Kurtarmak İçin Bir Kişiyi Feda Etmek [Etik]


Harvard Üniversitesi'nden Mahzarin Banaji, yaptığı bir araştırmada şu sonuca ulaştı insanlığın vicdanı için: Etik seçimlerimiz hiç te mantıklı değil!

Yukarıdaki düşünce deneyini bir çok insana sorarak cevaplarını istemiş Banaji ve karşılaştığı sonuç çok şaşırtıcı. Deney şöyle çalışıyor:

Tren raylarına bağlanmış insanlar var kaçamayacak şekilde ve bir tren yaklaşıyor. Elimiz treni bir raydan diğer raya geçirecek bir kolun üzerinde ve bir rayda 5 insan diğer rayda ise tek bir (şanssız ve yalnız) insan yatıyor. Böyle bir durumla karşılaşınca insanların büyük çoğunluğu tereddütsüz treni bütün salaklığıyla "yalnız birey, güçlü birey" söylemine kanmış o yalnız adamın üstüne üstüne salıveriyor.

Fakat senaryoyu biraz değiştirip trenin 5 insanı ezmesini engellemek için o hayatında kimsesi olmayan şanssız adamı bir köprüden aşağıya, trenin önüne itmemiz gerekince, birdenbire tereddüt yaşıyoruz. İnsanların büyük çoğunluğu bu durumda adamı itmemeyi seçmiş.

Görüldüğü gibi yeri gelince Kantçı yeri gelince ütilitarist oluyoruz, hem de hiç bir neden gösteremeden. İnsanların neden böyle davrandığına henüz bir açıklama getirilememiş. Acaba neden?

Bu arada bir dipnot, maymunlar söz konusu olunca kimse tereddüt etmemiş maymunları kurban etmeyi.

Wired Science üzerinden.

Resim : Harvard Üniversitesi

Kültürel Bir Paranormal Fotoğraf...

Paranormal. Yani “normal dışı”, “normal ötesi” demek.

Fotoğraf sanatının kültürel yansımalarının paranormal etkilerini yansıtan bu fotoğraf Prag’da Eski Şehir Meydanı’nda bulunan asıl adı Church of Our Lady in front of Týn olan Tyn Kilisesi’ne aittir. Kilisenin ismiyle fotoğrafı arasındaki paralellik İngilizce bilen herhangibiri tarafından anlaşılacaktır.

Kilisenin yapımına 1365 yılında başlanmıştır ve kilise 1620 yılına kadar Prag’daki en önemli Husçu kilise olmuştur. 1621 yılında Husçu mezhebin sembolü olan ön cephedeki kadeh yerini Madonna heykeline bırakmıştır.

Anlayacağınız öncepheye hakim olan sadece altından işlenmiş Madonna heykelidir. Dolayısıyla, bizim fotoğrafımızda beliren “Lady” bu fotoğrafı en paranormal haliyle izlemeye bırakır. Fotoğrafı yoruma açık bırakırken, fotoğrafın tüm haklarını gören gözlerle paylaşıyorum.

Fotoğraftaki “yansıma”nın ışık oyunu olduğunu düşünenleri ise bir kenara bırakarak, paranormal fotoğraflara ilgi duyanlara paranormal galerisindeki bazı fotoğraflarla ürperten bir siteyi öneriyorum.

http://ghoststudy.com/para/links.htm

Fotoğraf : Tyn Kilisesi; Mutluluk Dansı (Mayıs,2008)