Pixar'dan yeni bir üç boyutlu animasyon film : UP



Yetmiş sekiz yaşındaki Carl Fredricksen’in dağları keşfetmek isteyen fakat ömrü elvermeyen eşinin (Ellie) hayalini gerçekleştirmesini konu alan animasyon film, yeni inşaatlar arasında kalan evini balonlarla uçuran Carl’ın, bu hayali gerçekleştirme yolunda Russell adlı sekiz yaşındaki Vahşi Doğa Kâşifiyle (Wilderness Explorer) karşılaşmasını ve yaratıklarla, vahşi doğayla ve kötü adamlarla mücadelesini anlatır.

Yönetmenliğini Pete Docter ve Bob Peterson’un, senaryosunu Bob Peterson’un yazdığı animasyonun orijinal seslendirmelerini, Edward Asner, Christopher Plummer, Jordan Nagai ve John Ratzenberger yapmış. UP(2009), Pixar Animasyon Stüdyoları’ndan çıkan dokuzuncu üç boyutlu bilgisayar animasyon filmi.

Walt Disney’in dağıtımını yapacak olduğu animasyonun Amerika gösterimi 29 Mayıs 2009. Bizde ise henüz sadece “gelecek program” başlığı altında. UP'ı, Pixar imzalı her animasyonu beklediğimiz heyecanla bekliyoruz bizde.

Fragman ve dahası /film’de.

20 Optik İllüzyon : Şaşırtıcı Göz Yanılmaları


Orada burada sürekli karşımıza çıkıyor optik illüzyonlar, günlük hayatımızda, işyeri emaillerinde, bazen albüm kapaklarında. Algımızın ne kadar yanılgıya açık olduğunu göstermeleri konusunu bir kenara bırakalım bir daha açmamak üzere, acayip eğlenceliler.

Mesela yukarıda ki satranç tahtası. A ve B karelerinin hangisi daha koyu bir renge sahip sizce? Daaaat! Yanlış cevap! Cevap B karesi değil. Aslında ikisi de aynı tondalar. Kalbiniz hızlanmadı mı şimdi heyecandan? İtiraf edin dünyanın en muhteşem şeyleri göz yanılsamaları.

İşte size en şaşırtıcılarından 20 tane göz yanılsamalarısıları...ları. Tanışık olduğunuz klasikler dışında farklı birşeylerle de karşılaşacaksınız.


Emre Aydın MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde Bir Numara Oldu


İngiltere Liverpool'da düzenlenen 15. MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde Emre Aydın Avrupa'nın En İyi Sanatçısı ödülünü aldı.

Bir müzik kanalından başka herşey olan ve YouTube gibi internet video servisleri yüzünden yavaş yavaş yokoluşa giden MTV'nin müzik ile ilgili verdiği herhangi bir ödülü ciddiye ne kadar alırsınız bilmiyorum (HİÇ!). Yani En İyi Albüm ödülünü Britney Spears aldı Blackout ile, tamam berbat bir albüm değil ama En İyi olmadığı da Madonna'nın kollarındaki damarlar kadar ortada.

Eğer En İyi Reality Show dalında ödül verselerdi işte o zaman heyecanla beklerdim sonuçları. The Hills gerçekten acayip yaaa! Ve Kırmızı Halı röportajlarını Perez Hilton yapmış. Bu adam John Mayer'la öpüşmüş bir zamanlar, haberiniz var mıydı?

Tebrikler Emre Aydın! Yolun açık olsun Emre Aydın! Dünya Starımız Tarkan olmasın artık lütfen yalvarıyorum Emre Aydın!

MTV Avrupa Müzik Ödüllerinde Ödül kazanan herkesi buradan görebilirsiniz.

Reblog this post [with Zemanta]

Japon Bilim Adamları Kök Hücrelerden Beyin Dokusu Üretti


Şimdiye kadar beyin hücreleri üretmeyi başarabiliyorduk. Artık hücrelerden de ileri giderek beyin dokusu üretebiliyoruz kök hücrelerini kullanarak. Bunun bu kadar önemli olmasının sebebi ise dokuların iyileşmede çok daha etkili olması.

Japonyadaki Riken Araştırman Enstitüsü'nün gerçekleştirdiği bu çalışma bir çok nörolojik hastalığa çare olacak. Fakat bildiğimiz gibi Kök Hücresi çalışmaları bir çok ülkede yasak. O yüzden bu hücrelerin büyük olasılıkla embriyonun dışındaki hücrelerden de elde edilebilecek olması çok sevindirici.

Artık laboratuvarda beyin yetiştirebileceğiz. Sonra o beyini kocaman bir vücudun karnına koyup iki tane de kol ekleyeceğiz ve ismine de...BEYİN, Krang diyeceğiz. Ve böyle bir şey çıkacak ortaya:


Reblog this post [with Zemanta]

İnternette Kaç Web Sitesi Var?


Evren o kadar büyük ki, ne kadar büyük olduğunu düşünmeye başladığımda kafama ağrılar giriyor. O yüzden İnternet'in ne kadar büyük olduğunu düşünmek çok daha kolay ama yine de şaşırtıcı.

Netcraft'ın söylediğine göre internette bulunan web sitelerinin sayısı 182 milyonu aşmış durumda. Bu senenin başlarında 156 milyon civarındaydı bu sayı. Buna göre internetin büyüme hızı son iki sene içinde iki katına çıkmış.

İlginç bir diğer noktada bu sitelerin 10 milyonunun Google'ın serverlarında duruyor olması.

Show TV'nin Yeni Yarışması : Yemekteyiz (Come Dine With Me)

Show TV'nin yeni yarışma programlarından Yemekteyiz hafta içi her gün 16:15te başlıyor. Bir buçuk saat süren bu yarışma programı, adab-ı muaşeret kurallarının bilincinde olmayan, misafirperverlik nedir bilmeyen bazı "nev-i şahsına münhasır" kişilerin yemek hususunda maharetlerini sergilemeye çalıştıkları türden. Hafta içi her gün Türk halkı olarak, beş yarışmacıdan birinin evine konuk olduğumuz yarışma aracılığıyla her biri içimizden(!) biri olan bu beş beşerin yemeklerine, sunumlarına ve misafirperverliklerine tanık oluyoruz. Yarışma sonunda ise 10000 ytl'lik ödülü alan elbette içlerinden biri oluyor.

Birkaç bölüm izledim. Tanık olduklarım takındıkları tavırları genel olarak anlamadığım ama saygısızlığı anlaşmışçasına tavır edinen insanlarıydı. Bu saygısızlık (örn: yemeği beğenmeyip peçete aracılığıyla çıkarmak, birbirlerinin arkasından konuşmak) o derece rahatsız ediciydi ki, yarışmanın formatında böyle bir içeriğin olduğunu bile düşündüm. Show TV bu, "mimli" zaten. Zamanında BBG'lere ne psikopat tipleri çıkardıklarını da biliyoruz. Yarışmayı biraz izleyince zihnime ilk düşen hadi bir "google" yapayım da bu yarışmanın da nerden devşirildiğini (aslında yapı bozum [deconstruct] demeliyim) öğreneyim düşüncesi olmuştu. Nihayetinde bizim yarışmanın (Yemekteyiz) devşirildiği yarışmanın İngiltere'nin 4. Kanalı'nda (Channel 4) 2005 yılında yayınlanmaya başlayan bir yarışma programı (Come Dine With Me) olduğunu öğrendim ki eş zamanlı olarak ABD (Dinner Takes All), Almanya (Das perfekte Dinner), Fransa (Un Diner Presque Parfait), Macaristan (Vacsoracsata) ve Hırvatistan'da (Večera za 5) da yayınlanmaktaymış. Maalesef bizdeki yarışmanın büyük bir farkı var : İngiltere'de yayınlanan bu yarışmaya amatör aşçılar katılıyorken bizdekine ise sadece amatör beşerler katılıyor.

Yalnız ama güzel ülkem adına üzgünüm gerçekten... O en sevdiğimiz yemek kültürümüzü, misafir ağırlayışlarımızı ayaklar altına aldıkları için...

Programın orijinallerinden biriyle ilgili bilgi channel4'te.

Show tv'nin yarışma detayı ise burada.

Dünyanın En ilginç Kitabevleri


Kitap almanız gerektiğinde veya sadece ne var ne yok diye şöyle bir bakınmak istediğinizde hangi kitabevine gidiyorsunuz? İmge, Dost, D&R, Remzi ya da Turhan kitabevlerinden biri mi geliyor ilk olarak aklınıza? Bu fotoğrafları gördükten sonra hiçbirine gitmek istemeyeceksiniz. Mesela yukarıda gördüğünüz ilk fotoğraf Buenos Aires'ten. El Ateneo Kitabevi bir zamanlar gerçekten de bir tiyatroymuş. İkinci fotoğraf ise 1906'dan beri kapıları Porto sakinlerine açık olan Lello kitabevinden. Alttaki fotoğraf benim favori kitabevim olma potansiyeline sahip. İsmini bilmiyoruz ama Calcutta'ya gidersem mutlaka bulacağım orayı. Bunlar benim seçtiğim üç en ilginç kitapevi ama bu kategorideki diğer kitabevlerinin fotoğraflarına bakabilirsiniz.


MirageBookmark aracılığı ile,

Efemine Haber Spikeri



Adamcağızın ayakkabısına hamamböceği tırmanınca kendinden geçmesi normal değil mi? Ama yine de haberi sunma çabasını takdirle karşılıyorum. Görev aşkı bu olsa gerek. Bir de söylemeden geçemeyeceğim, siz de o dobra dobra haber sunan spikerin böceğe verdiği tepkileri biraz efemine bulmadınız mı?

Todaysbigthing aracılığı ile,

Taşınabilir Bank


Bahçenizde güzel bir gün geçirmek istediğinizde elinizde hep bir sandalye mi gezdirmek zorunda kalıyorsunuz? Bir bank almak aklınıza geldi ama onu da sabit bir yere koymak zorunda olduğunuz için vazgeçtiniz. Yani hem taşınabilir hem de rahat edeceğiniz bir mobilya arıyorsunuz. İşte tam istediğiniz şey: Taşınabilir Bank. Rogier Martens tarafından tasalarlanan bu mobilya bence övgüyü hak ediyor.


Netroma aracılığı ile,

Yüzyılın Hukuk Mücadelesi : Batman İli, Batman Filmine Karşı




Batman Belediye Başkanı hakkında hiçbir fikrim yok, ama yanına gidip: "Neden bu kadar ciddisin başkanım?" diyesim var. "Alt tarafı bilmem kaç milyon dolarlık rekor kırmış tarihi bir film, aynı isme sahip olsanız ne yazar, olmasanız ne yazar. Niye gerildin ki şimdi." diyip kendisini rahatlatmak istiyorum. Çünkü acı gerçek şu ki Batman ilininin isminin kaynağı, Belediyenin kendi sitesinden alıntı yapıyorum:


"Batman isminin nereden geldiği hakkında gürüşler olmayıp, bir görüşe göre bugünkü Batman çayının adı 1950'li yılların başında İluh köyüne verilmiştir. Yaygın olan görüşe göre de İluh köyünün aşağı kısmında ilk deneme kulesi kurulduğunda TPAO'nun tesislerinin bulunduğu bölgeye bakmaktan gelen Batman adı verilmiştir."

Oysa Batman, yani Bruce Wayne olan Batman, çizgi roman kahramanı olan 1939'ta yaratılmış bir kahraman. Bu da Vikipedi'den:

"Batman veya Yarasa Adam (orijinal adı ile Bat-Man) ilk defa 1939 yılı Mayıs ayında Detective Comics'in 27. sayısında çizilen bir çizgiroman süper kahramanıdır. Çizer Bob Kane ve yazar Bill Finger tarafından yaratılmıştır."

Dava açılması gereken taraf olsa olsa Batman Belediyesi olur, ama kimsenin umurunda değil. Ama yine de kazanan tarafın bizim olmasını diliyorum. Batman'ın simgesi Yarasa Adam olur, heykelini dikeriz Bruce Wayne'in, Belediye amblemine yarasa da koyarız. Şehrin girişine de kocaman harflerle: "Kuralsız Bir İle Hoşgeldiniz, Nüfus: 756.000 Rakım: 550 m"